"Herkes tarafından dışlanmaktan korkuyorum" dediğinde, aslında büyük ve belirsiz bir tehdide karşı savunmasız hissediyorsun demektir. Aile, arkadaşlar, iş çevresi, mahalle — hepsi tek bir kütle gibi görünüyor ve hepsinin seni reddedeceğini düşünüyorsun. Bazen büyük bedeller ödememiz gerekebilir. Ama "herkes" genelde göründüğü kadar çok kişi değildir.
Kimliğin Nereden Geliyor?
Dini bakış açısına göre aileni memnun etmek, toplumun beklentilerine uymak zorundasındır ve ancak o zaman "biri" olursun. Bu yüzden dışlanma korkusu bu kadar güçlüdür, çünkü kimliğinin temeli dışarıdaki gözlerdir. Oysa değerin, seni yaratan Tanrı'nın sana bakışından gelir. Pavlus şöyle yazmıştı: "Şimdi ben insanların onayını mı, Tanrı'nın onayını mı arıyorum?" (Galatyalılar 1:10). İsa Mesih'i tanıdıkça, kimliğin insanların tepkisine değil, Tanrı'nın seni sevdiğine dayanmaya başlar ve bu, dışlanma korkusunun gücünü kırar.
Gerçekçi Ol
Herkes seni terk etmez. Bazı ilişkiler zorlanabilir, bazıları değişir; ama genelde zamanla, insanlar seni tanıdıkça yumuşar. Ve şaşırtıcı olan şudur: Bu yoldan geçmiş pek çok kişi, beklediğinden çok daha az kişinin gerçekten uzaklaştığını, buna karşılık yeni, derin bir aile bulduğunu anlatıyor.
Yeni Bir Aile Seni Bekliyor
İsa Mesih'e iman edenler kardeş olurlar. Kaybettiğin bazı ilişkilerin yerini, seni gerçekten anlayan bir topluluk doldurabilir. Bu, teselli sözü değil, pek çok kişinin gerçek tecrübesi.
Ayrıca şunu da hatırlamakta fayda var: İsa Mesih'in kendisi de yeryüzündeyken zamanının dini çevreleri tarafından dışlanmış, yanlış anlaşılmıştı. Reddedilme korkusu O'na yabancı değildi. Bu yüzden imanın, seni asla anlamayacak uzak bir Tanrı'ya değil, dışlanmanın ne demek olduğunu bizzat bilen bir Kurtarıcı'ya götürür.
Bu korkuyu tek başına taşımak zorunda değilsin. Konuşmak istersen, kapımız açık.
Okumak İstersen
Rebecca McLaughlin'in Veritas Yayınevi'nde J. I. Packer'ın "Hristiyan Dünya Görüşüyle Acı Çekmek" makalesi, dışlanma ve acı çekmeyle imanın nasıl bir arada durduğunu derinlemesine ele alıyor.