Sıkça sorulan sorular

Aklındaki sorular normal.

Hristiyanlık hakkında en çok merak edilen sorulara sade cevaplar.

Hayır. Hristiyanlar tek Tanrı'ya inanır - bu hiç değişmedi.

Ama şunu sorarız: Tanrı "sevgi"yse, bu sevgi yaratılıştan önce ne anlam ifade ediyordu? Sevgi, ilişki gerektirir. Kutsal Kitap bize Tanrı'nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh olarak - tek varlık içinde, ebedi ilişki içinde var olduğunu öğretir. Bu, "üç ayrı Tanrı" değil; sevginin ta kendisi olan bir Tanrı'dır.

İlk Hristiyanlar Yahudi'ydi. Tektanrıcılıktan vazgeçmediler. Ama İsa'nın dirilişiyle yüzleştiklerinde, "Tanrı kimdir?" sorusunu daha derin anlamak zorunda kaldılar.

"Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı'yla birlikteydi ve Söz Tanrı'ydı."

Yuhanna 1:1

İsa hakkında şu üç şeyden birini söylemek zorundasınız: Ya yalancıydı, ya deliydi, ya da söylediği doğruydu.

Çünkü İsa sadece "Tanrı yolunu gösteriyor" demedi. "Yol, gerçek ve yaşam Ben'im" dedi (Yuhanna 14:6). "Ben ve Baba biriz" dedi (Yuhanna 10:30). Bunları söyleyen biri peygamber olamaz - ya her şeydir ya da hiçbir şey.

Ama asıl kanıt ölümünden sonra geldi. Tarih, İsa'nın öldüğünü ve mezarın boş kaldığını kaydeder. Düşmanları bile cesedi ortaya koyamadı. Yüzlerce kişi Dirilen İsa'yı gördüklerini ve bunun için ölmeye hazır olduklarını söyledi - ve öldüler. İnsanlar bir yalan için ölüme gider, ama bildikleri bir yalan için değil.

"Diriliş ve yaşam Ben'im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır."

Yuhanna 11:25

Bu önemli bir soru - ve dürüst bir cevabı hak ediyor.

Elimizde bugün 5.800'den fazla Yeni Antlaşma Yunanca el yazması var. Karşılaştırıldığında metin tutarlılığı %99,5'in üzerinde. Eski Antlaşma için 1947'de bulunan Ölü Deniz Tomarları, bin yıl önceki kopyaların bugünkü metnimizle neredeyse birebir aynı olduğunu gösterdi.

Sonra şu soruyu sorun: Kim, ne zaman, nerede tahrif etti? Tüm Akdeniz'e, Etiyopya'ya, Suriye'ye, Ermenistan'a yayılmış ve farklı dillere çevrilmiş metinleri koordineli biçimde değiştirmek tarihsel olarak imkânsızdır.

Kutsal Kitap'ın güvenilmez olduğunu değil, okunmamış olduğunu öğrendik. Bir okuyun - kendiniz karar verin.

"Tanrı'nın sözü diri ve etkilidir, iki ağızlı kılıçtan daha keskindir. Canla ruhu, ilikle eklemleri birbirinden ayıracak kadar derinlere işler; yüreğin düşüncelerini, amaçlarını yargılar."

İbraniler 4:12

İşte burada Hristiyanlık her dinden ayrılır.

Bütün dinler şunu söyler: "Yeterince iyi ol, yeterince çok yap - belki kabul edilirsin." Bu bir denge terazisidir ve hiçbirimiz o terazinin hangi tarafa basacağını bilemeyiz.

İncil farklı bir şey söyler: Kabul edilmek için bir şey yapman gerekmiyor - çünkü İsa senin yapman gereken her şeyi yaptı. Günahın bedeli ödendi. Tanrı'nın standartlarını karşılayan tek insan olan İsa, o adaleti senin adına üstlendi.

Kurtulmak için iyi işler yapmayı bırak. Onun yerine şunu yap: İnan. İsa'nın kim olduğunu ve ne yaptığını kabul et. Yüreğini O'na teslim et.

Bu inanç seni değiştirmez demiyoruz - tam tersi. Ama değişim kurtulmanın sebebi değil, sonucudur.

"İman yoluyla, lütufla kurtuldunuz. Bu sizin başarınız değil, Tanrı'nın armağanıdır. Kimsenin övünmemesi için iyi işlerin ödülü değildir."

Efesliler 2:8-9

Vaftiz güzel ve anlamlı bir adımdır - ama sizi kurtarmaz.

İsa haça gerildiğinde yanındaki suçlu da çarmıha geriliyordu. O adam hiç vaftiz olmamıştı. Ama İsa ona şunu söyledi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın" (Luka 23:43). Sadece iman etmişti.

Vaftiz, içinizde zaten olan bir gerçekliğin dışa yansımasıdır. "Ben artık İsa'ya aitim" diyorsunuzdur alenen. Önemlidir - ama kurtulmanın şartı değil, ifadesidir.

Önce kalp. Sonra vaftiz gelir.

Kilise gidileceğiniz bir yer değil, ait olacağınız bir topluluktur.

Özellikle Türkiye'de bu sorunun ağırlığını biliyoruz. Aile baskısı, sosyal risk, kimlik kaygısı - bunlar gerçek. Kimse sizi bir binaya zorlamıyor.

Ama şunu da söyleyelim: İmanın yalnız yaşanması zordur. Kutsal Kitap'ta "birbirinizi sevin", "birbirinizi taşıyın", "birbirinize itiraf edin" gibi yüzlerce "birbiriniz" komutu var. Bunlar topluluk olmadan mümkün değil.

İlk adım kilise değildir. İlk adım İsa'dır. Ama bir gün, güvendiğiniz insanlarla bir araya gelmeye hazır olacaksınız.

Dürüstlüğünüz için teşekkürler. Hazır olmamak utanılacak bir şey değil.

Ama şunu soralım: Hazır olmayı ne zaman bekleyeceksiniz? Kimse mükemmel bir anla başlamaz. Başlamak, hazır olmaktan önce gelir.

Şu üç şeyi yapabilirsiniz:

1. Yuhanna İncili'ni okuyun. Sadece 21 bölüm. İsa'yı kendi sözleriyle tanıyın.

2. Dürüst bir dua edin. "Tanrı, eğer gerçeksen - bana kendini göster." Bu kabul edilebilir bir duadır.

3. Öğrenmeye devam edin. Sorularınız bitene kadar beklemek zorunda değilsiniz. Yolda öğrenilir.

"Beni arayacaksınız, bütün yüreğinizle arayınca beni bulacaksınız."

Yeremya 29:13

Kutsal Kitap'ı Türkçe olarak ücretsiz veya uygun fiyatla edinebilirsiniz.

Nereye başlayacağınızı bilmiyorsanız: Yuhanna İncili ile başlayın. İsa'yı en doğrudan anlatan kitaptır.

Bu soruların hiçbirini sormaktan çekinmeyin. Doğru soruları sormak, doğru cevapları bulmaktan önce gelir.

Yalnız değilsin

Sorun burada yoksa,
bize yazabilirsin.

İletişim