"Kurtuluş" kelimesi Türkiye'de çoğu zaman tek bir şeyi çağrıştırır: Ölümden sonra cennete gitmek. Sanki Hristiyanlık, ölüm sigortası gibi bir şeydir; imzalayıp bir rafa kaldırır ve öldüğünüzde işe yarayacak bir poliçe olarak saklarsınız.
Ama Kutsal Kitap'ın kullandığı "kurtuluş" kelimesi çok daha büyük ve şimdiye ait bir kavramdır.
Kutsal Kitap'ta kurtuluş; düşmandan kaçmak, zulümden kurtulmak ve kölelikten özgürlüğe geçmek anlamına gelir. Mısır'daki kölelikten özgürleştirilen İsrail budur. Ve İsa Mesih, çok daha derin bir kölelikten -günahın, ölümün ve kötülüğün güçlerinden- kurtuluşu getirdi.
"Oğul sizi özgür kılarsa, gerçekten özgür olursunuz." — Yuhanna 8:36
N.T. Wright kurtuluşu şöyle tanımlar: "Kurtuluş, insanları dünyadan sonrası için değil, dünya için kurtarmaktır. Tanrı'nın projesi, cennette süzülen ruhlar üretmek değil; yeryüzünü yenileyen ve bu yenilemeye katılan insanlar oluşturmaktır."
Bu, şu anlama gelir: Kurtuluş, ölümden sonra başlayan bir şey değildir; şimdi başlayan bir lütuf armağanıdır. Mesih'e güvendiğiniz an Tanrı sizi, "doğru" ilan eder, Pavlus’un deyimiyle "aklanmış" Bu, yargılandınız ve beraat ettiniz demek değildir; Tanrı'nın ailesine kabul edildiniz ve krallığının vatandaşları oldunuz demektir.
Ve bu değişim gerçektir. Mesih’te yeni bir kimlik aldık. Yeni bir topluluğun, Tanrı'nın halkının parçası olduk. Yeni bir yola davet edildik: Tanrı'nın dünyasını yenilemek için çalışmak. Kurtuluş bir varış noktası değil, bir başlangıç noktasıdır.
"Bir kimse Mesih'teyse, yeni yaratıktır; eski şeyler geçmiş, her şey yeni olmuştur." — 2. Korintliler 5:17
Tanrı'nın krallığına girmek, geleceğinizi güvence altına almakla değil; şimdiden Tanrı'nın dünyasına ait olmakla ilgilidir. Bu, her şeyi değiştirir.