Hayır, vaftiz seni kurtarmaz. Ama önemsiz de değil. Aradaki farkı açalım.
Bu soru sık sık, biraz da endişeyle sorulur; sanki vaftiz olmadan "eksik" bir imana sahip olunacakmış gibi. Gerçek ise daha basit ve daha güzeldir.
Önce Yürek, Sonra Vaftiz
Vaftiz, Kutsal Kitap'taki buyruklardan biridir; İsa Mesih de örnek olmak için vaftiz olmuştur. Ama vaftiz aracılığıyla kurtulmayız, kurtulduğumuzu vaftiz aracılığıyla ilan ederiz. Sıralama önemlidir: Önce iman, sonra bu imanın dışa vurulması.
Bunun en net kanıtı, İsa Mesih'in çarmıhtaki yanındaki suçludur. O adam hiç vaftiz olmamıştı, olma imkânı bile yoktu. Ama İsa ona şöyle dedi: "Sana doğrusunu söyleyeyim, sen bugün benimle birlikte cennette olacaksın" (Luka 23:43). Çünkü o, İsa Mesih'in kim olduğuna yürekten iman etmişti.
Öyleyse Neden Vaftiz Oluyoruz?
Din genelde ritüelleri, o ritüeli yapan kişiyi Tanrı'ya kabul ettirecek bir araç olarak görür: "Bunu yaparsam Tanrı beni sever" mantığı. Kutsal Kitap ise bunun tersini öğretir: Vaftiz, içinde zaten var olan bir gerçekliğin dışa yansımasıdır, o gerçekliği yaratan şey değildir. "Ben artık İsa Mesih'e aitim" demenin görünür bir işaretidir, tıpkı bir nişan yüzüğünün, zaten var olan bir bağlılığı ilan etmesi gibi.
Vaftiz Olmadan İman Geçerli mi?
Evet, ama vaftizi geciktirmek için bir sebep de yok. Elçilerin İşleri 22:16'da şöyle yazar: "Haydi, ne bekliyorsun? Kalk, O'nun adını anarak vaftiz ol ve günahlarından arın!" Vaftiz, iman ettikten sonra korkulacak bir yük değil, sevinçle atılan bir adımdır. Türkiye'de güvenlik kaygıları varsa zamanlamayı birlikte, bilgece düşünebiliriz. Vaftizin nerede, ne zaman ve kimlerin önünde yapılacağı, senin güvenliğini gözeten bir şekilde planlanabilir.
Vaftiz Bir Performans Değil
Bazı insanlar vaftizi, "artık yeterince iyi bir Hristiyan olduğumu kanıtlamalıyım" gibi bir baskıyla erteliyor. Oysa vaftiz olmak için mükemmel bir imana sahip olmana gerek yok, sadece gerçek bir imana ihtiyacın var. Tanrı kusursuzluk değil, dürüstlük arar.
Bu Konuda Yalnız Değilsin
Vaftiz hakkında sorularını, endişelerini konuşmak istersen, seninle bu adımı birlikte düşünmekten memnuniyet duyarız.