Bu soruyu ciddiye alırsan, seni rahat bırakmayan bir sonuca götürür.
İsa Mesih hakkında orta bir yol yoktur. C.S. Lewis'in meşhur sözüyle O hakkında ya yalancıydı, ya deliydi ya da söyledikleri doğruydu demek zorundasın. İyi bir ahlak öğretmeniydi demek, aslında elimizde olmayan bir seçenek.
Neden Böyle Bir Seçim Zorunlu?
Çünkü İsa sadece size Tanrı yolunu göstereceğim demedi. Yol, gerçek ve yaşam Ben'im dedi (Yuhanna 14:6). Ben ve Baba biriz dedi (Yuhanna 10:30). Günahları bağışladığını söyledi; bu yalnızca Tanrı'nın yapabileceği bir şeydir.
Din İyi Bir Öğretmen İster; İncil Bir Kurtarıcı Sunar
İsa sana yalnızca yol göstermiyor; senin yerine bedel ödediğini söylüyor. Bu, seni pasif bir öğrenci olmaktan çıkarır; O'na güvenmesi ya da O'nu reddetmesi gereken biri hâline getirir.
Asıl Kanıt: Boş Mezar
İddianın gerçekliğini test edebileceğin bir nokta vardır: diriliş. Tarih, İsa Mesih'in çarmıhta öldüğünü ve mezarının boş kaldığını kaydeder. Düşmanları cesedini ortaya koyamadı; yüzlerce kişi dirilmiş İsa'yı gördüklerini iddia etti ve bu gerçek için ölmeye razı oldular.
Sonuç Ne Anlama Geliyor?
Eğer İsa gerçekten dirildiyse, O'nu saygı duyulacak bir peygamber kategorisine hapsetmek mümkün değildir. Yuhanna 11:25'te şöyle der: Diriliş ve yaşam Ben'im. Bana iman eden kişi ölse de yaşayacaktır.