Hristiyan Ol Blog

Kilise Devlet Karşıtı mı?

Türkiye'de şöyle yaygın bir kaygı vardır: Hristiyanlar, Batı'nın veya yabancı güçlerin siyasi ajanlarıdır ve Kilise, Türk devletini zayıflatmayı amaçlayan bir örgüttür. Bu kaygılara sebep olan tarihsel kökleri yok mu sayacağız?

4 dk okumaHristiyan Ol

Türkiye'de şöyle yaygın bir kaygı vardır: Hristiyanlar, Batı'nın veya yabancı güçlerin siyasi ajanlarıdır ve Kilise, Türk devletini zayıflatmayı amaçlayan bir örgüttür. Bu kaygılara sebep olan tarihsel kökleri yok mu sayacağız?

Ama sorulması gereken asıl soru şudur: Kutsal Kitap'ın öğrettiği kilise, devlet karşıtı mıdır?

İlk Hristiyanlar Roma İmparatorluğu'nda yaşıyordu. Sezar en yüce otorite sayılıyordu ve ilk Hristiyanlar, "İsa Mesih Rab'dir." diye ilan ediyordu. Bu, o dönem için gerçekten devrimci bir söylemdi, ama bu devrim kılıçla değil; Mesih’in izinde yaşanan hayatlatla gerçekleşti.

N.T. Wright bunu şöyle açıklar: "Erken Hristiyanlığın siyasi boyutu şudur: Sezar'ın iddialarını reddediyoruz, ama silahla değil, çarmıhla. Tanrı'nın krallığı, dünya düzenini güç kullanarak devirmeye çalışmaz. Aksine, hizmet, adalet ve sevgiyle dünyaya nüfuz eder."

"Herkes, baştaki yönetime bağlı olsun. Çünkü Tanrı'dan olmayan yönetim yoktur." — Romalılar 13:1

Pavlus, yönetim otoritelerine itaati emretmiştir. Hem de Neron gibi zalim bir imparatorun döneminde. Bu körü körüne bir itaat değildir, Tanrı'nın krallığının farklı bir güçle işlediğinin kabulüdür. Kilise, iktidarı ele geçirerek değil; farklı bir yaşam biçimini ortaya koyarak dünyayı değiştirir.

Türk Hristiyanlar olarak Türk olmaktan gurur duyuyoruz. Türkiye'yi seviyor, ülkemizin esenliği için dua ediyor, iyi birer vatandaş olarak yaşamaya çalışıyoruz. Sadakatimiz önce Tanrı'yadır, ama bu, devlete sadakatsizlik değildir. Tam tersine: Tanrı’dan gelen sevgiyle dürüst bir yaşamı hedeflemek, adaleti ve barışı gözetmektir. Bunlar sağlıklı bir toplumun temel taşlarıdır.

Kilise, siyasi bir rakip değildir. Kilise Tanrı'nın krallığının, toplumun içine yerleşmiş, onu iyiye doğru geliştiren bir topluluktur. Bu dönüşüm güçle değil; sevgiyle, hizmetle ve tanıklıkla gerçekleşir.

"Sizi sürmüş olduğum kentin esenliği için uğraşın. O kent için RAB'be dua edin. Çünkü esenliğiniz onunkine bağlıdır." — Yeremya 29:7