İsa Mesih'in ilk çağrısı şuydu: "Tövbe edin! Çünkü Göklerin Egemenliği yaklaştı." (Matta 4:17). Bu, İncil'in özüdür. Ve bu cümle, pek çok insanın sandığından çok daha büyük bir şeyi anlatır.
"Tanrı'nın krallığı" ya da "Göklerin Egemenliği" şu anlama gelir: Tanrı kral olarak hüküm sürmektedir ve bu hüküm İsa Mesih aracılığıyla tarihe girmiştir. Bu gizli bir ruhsal deneyim değildir. Bu, gerçekliğin kendisidir.
N.T. Wright bunu şöyle ifade eder: "İsa Mesih, insanların 'Nasıl cennete gidebilirim?' sorusuna cevap vermedi. O, Tanrı'nın egemenliğinin yeryüzüne nasıl geldiğini ilan etti ve insanları bu egemenliğe katılmaya davet etti."
Peki bu davete nasıl cevap verilir? İki kelime: Tövbe ve iman.
Tövbe, pişmanlık gösterisinden çok daha derindir. Yön değiştirmektir. "Ben şimdiye kadar kendi yolumun, kendi gücümün, kendi anlayışımın merkezindeydim. Artık Tanrı'nın yolunun merkezine geçiyorum." Bu, bir kez yapılan bir hareket değil; her gün yenilenen bir yönelimdir.
"Tövbe edin, Müjde'ye inanın!" — Markos 1:15
İman ise entelektüel onaydan fazlasıdır. İman, bir gemiye binmektir. Yalnızca geminin var olduğunu kabul etmek değil; ağırlığınızı gemiye vermektir. İsa Mesih'in Rab olduğuna -sadece öğretmen ya da peygamber olarak değil, tüm yaratılışın Rabbi olduğuna- güvenmek ve bu güveni hayatınıza yansıtmaktır.
Bu adımı attığınızda ne olur? Kutsal Ruh gelir ve içinizde yaşar. Bu, Tanrı'nın yeni yaratılışının sizde başladığının işaretidir. Tanrı'nın ailesine kabul edilirsiniz: Yeni bir kimlik, yeni bir topluluk, yeni bir yön.
Tanrı'nın krallığına girmek, gideceğiniz bir yere bilet almak değildir. Şimdi burada, bu dünyada, bu hayatta Tanrı'nın egemenliği altında yaşamaktır.
"Uygun zaman işte şimdidir, kurtuluş günü işte şimdidir." — 2. Korintliler 6:2